8 Aralık 2011 Perşembe

MEKTUP 2


Ben geldim tuzum. İşte yine sana yazıyorum. Bir kez daha seni ne kadar özlediğimi kendime anlatırken, nakış gibi işliyorum ruhuma bir bir, adının her harfini. Senin yerine düşündüm ben her şeyi; sen sıkılma, üzülme diye. Her şey hazırda bir sen yoksun bu kalabalık acılarımda. Korkuyorum gözümün nuru… Hayalinle bile mutlu olabiliyorken, şimdi hayalini kaybettim. Peki ya varlığında yetmezse mutluluğumuza?
 Kendi ürettiğim sahte renklerde kayboldu senin mavin. Daha başlamadan mahvettim. Yenildim! Ben yokluğuna yenildim! Artık kim gelirse gelsin ben olmayacağım. Çünkü beni ben yapan sensin.
Bir şarkı var; deli mavi. Aynı sen gibi… Senin rengin ya o deli mavi dedikleri…
Kalbim bitkisel hayatta tuzum! Bir ses ver, kokunu estir; seni unutmaktan korkar oldu kırılıp dökülmekten küçücük kalan kalbim. Bir çamaşır telinde unutulup asılı kalmış bir beyaz mendil gibiyim. Unutulmaktan kirlendim; rüzgârda savrulurken, bir yere gidememekten yoruldum. En kötüsü de ne biliyor musun? Beni nefretle savuran o rüzgâr artık kokunu da getirmez oldu. Bu kadar yazmaya ne gerek var diyorum bazen. Anlatmak istediğim sadece iki kelime; ÇOK YANLIZIM…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder